Yenilenebilir Enerjinin Önemi Artıyor


Ekonomik büyüme ülkelerin gelişmesi ve yaşam standartlarının iyileşmesini beraberinde getirmekte olup, artan talep nedeniyle ürün ve hizmet üretiminin de artması daha çok enerji ihtiyacını doğurmaktadır. Küresel ısınma ve yaşanan iklim değişikliği tüm dünyada güvenilir, ucuz ve temiz enerji üretimini gündeme getirmiştir.

 

2016 yılı Kasım ayında Türkiye'nin de aralarında olduğu 190'ın üzerinde ülkenin imzaladığı Paris Anlaşması yürürlüğe girmiştir ve en fazla sera gazı salınımı yapan Çin ile ABD’nin de aralarında bulunduğu 97 ülke tarafından da imzalanmıştır. Anlaşma, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sera gazı salımının azaltılması ve küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında tutulması için aksiyonlar alıp bunları uygulamaya koyacaktır. Böylece, yenilebilir enerjinin dünya genelinde giderek daha hızlı artması beklenmektedir.

 

Türkiye özelinde bakıldığında son yıllarda enerjide yerli kaynakların kullanılması, enerji bağımsızlığı ve cari açığın azaltılması konuları oldukça önem kazanmış ve hem devlet tarafından verilen teşvikler hem de enerji maliyetlerinin düşürülmesi adına bir çok adım atılmıştır. Bu bağlamda özellikle yenilenebilir enerji alanında önemli yatırımlar yapılarak yenilenebilir enerji kurulu gücünde her geçen yıl hızlı artışlar yaşanmıştır.

 

 

 

Kaynak: TEİAŞ

 

 

2006 yılında yenilenebilir enerji santrallerinin toplam kurulu güç içindeki payı %32 iken 2016 yılında bu oran %43,4’e çıkmıştır. Yenilenebilir kaynakların kırılımına bakıldığında ise 2006 yılında hidroelektrik enerji santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı %32,2 iken jeotermal enerji santrallerin payı %0,2, rüzgar ve güneş enerjisi santralleri ise değerlendirmeler içinde yer almamaktadır. 2016 yılında ise hidroelektrik enerji santraller toplam kurulu güç içinde %34,0, rüzgar enerjisi santralleri %7,3, güneş enerjisi santralleri %1,1 ve jeotermal enerji santralleri de %1,0 pay almıştır.

 

 

 

Kaynak: TEİAŞ

 

Kaynaklar bazında elektrik üretimi incelendiğinde 2016 yılında %34’lük pay ile kömür santralleri ilk sırada yer almaktadır. Onu %33 ile doğalgaz santralleri, %25 ile hidrolik santraller, %8 ile rüzgâr-güneş-jeotermal santralleri ve %1’lik pay ile yenilenebilir-atık santralleri takip etmektedir. 2015 yılına kıyasla 2016 yılı yenilenebilir enerjinin hızlı geliştiği bir yıl olmuş ve toplam üretilen elektiriğin %33’ü yenilenebilir kaynaklardan üretilmiştir.

 

 

 

Kaynak: TEİAŞ

 

Elektrik tüketimi 2016 yılında ise bir önceki yıla göre %4,7 artışla 278,346 GWs olarak gerçekleşmiştir. Türkiye kişi başına enerji tüketimi açısından OECD ülkeleri ile karşılaştırıldığında halen oldukça gerisinde yer almaktadır.